ATO Congresium'da düzenlenen "Medyada Kadın Temsili Uluslararası Çalıştayı"nın açılışında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın eşi Emine Erdoğan'ın telgrafı okundu.
Telgrafında, çalıştay için Şahin ve RTÜK çalışanlarına şükranlarını sunan Emine Erdoğan, şunları kaydetti:
"Medya, toplumsal düşüncelerin, davranışların ve değer yargılarının oluşmasında en etkin araçlardan biridir. Bu gücüyle toplumun kültürel ve sosyal yapısını şekillendirdiği gibi toplumsal reflekslerin de belirleyicisi konumundadır. Medyada kullanılan dilin, kadın haklarının ilerletilmesinde, kadınların aile, iş ve toplum hayatında hak ettiği saygıyı görmelerinde ve kadınlara yönelik her türlü şiddetle mücadelede müspet yönde dönüştürücü olma potansiyeli var. Bu potansiyeli hayata geçirme sorumluluğu hepimizin omuzlarındadır. Etik ilkelere bağlı, kültürel kodlarımızı merkeze alan yeni bir medya dilinin ve kadın temsilinin birçok toplumsal yarayı iyileştireceğini düşünüyor, yeni nesillerin değerler ekseninde yetişmesine büyük katkı sunacağına inanıyorum. Tüm saygıdeğer katılımcılara ortaya koydukları kıymetli görüşleri ve sundukları çözüm önerileri için teşekkür ediyor, çalıştayın güzel ve hayırlı bir başlangıcın vesilesi olmasını diliyorum."
RTÜK Başkanı Şahin, açılışta yaptığı konuşmada, aile kurumu, çocuk, genç ve kadınların, en hassas oldukları konu olduğunu belirterek, medyanın bu hassasiyetlerin koruma noktasında kilit bir rol oynadığını söyledi.
Cezaların yanında yol gösterici birçok çalışmayı hayata geçirdiklerini ifade eden Şahin, hem yol gösterici hem de destekleyici bir yaklaşımla hareket ettiklerini dile getirdi.
Şahin, yayıncı kuruluşlarla sürekli istişare ve işbirliği içinde olduklarını vurgulayarak, şöyle devam etti:
"Buradaki amacımız belli; medyanın toplumsal sorumluluğunu en iyi şekilde yerine getirmesini sağlamak. Bilindiği üzere bu yıl sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla Aile Yılı olarak ilan edildi. Bu da hepimize ve toplumumuzun en kritik öneme sahip olan medyamıza daha büyük bir sorumluluk ve yük yükledi. Buradaki asıl mevzu geleceğimizdir. İçinde bulunduğumuz süreçte daha dikkatli daha hassas ve ortak bir bilinçle hareket etmemiz gerekiyor. Şayet meselelere bu bilinçle yaklaşırsak fikri temellerimiz sağlam bir şekilde oturmuş olur ve bu konuyu bu yönden görmeye başlarız ve kadına yönelik şiddetle tavizsiz bir şekilde mücadele etmeye başlarız. Kadına yönelik şiddetle mücadelede sadece ve sadece devletimizin ilgili kurumlarının, kuruluşlarının uyguladığı politikalar değil topyekün bir mücadelenin şart olduğudur. Medyamıza düşen görev, kadınlarla ilgili kalıplaşmış olumsuz ifadeleri bir kenara bırakarak, kadınları kendine güvenen, başarılı, cesur ve güçlü kavramlarla anlatabilmektir. Medyada kullanılan bu dil görsellerle de desteklenirse bir sonuç alabiliriz."
Ebubekir Şahin, kadına yönelik şiddetle bütün kurumlar ve paydaşların desteğiyle mücadele edilebileceğini belirterek, "Türkiye Yüzyılı'nda kadına yönelik şiddetle mücadelede öncü adımlar atarak, tüm dünyaya örnek olma gayesindeyiz." dedi.
Şahin, medyada kadın temsiline ilişkin yaptıkları çalışmayla kadına yönelik haberlerin verilişinde mağduru değil faili merkeze koyan, şiddeti meşrulaştırıcı ifadelere yer vermeyen, failin suçunun hafifletilmeden kamuoyuna sunulmasını amaçladıklarını vurguladı.