TERS AÇI

Çiğdem AKDEMİR

Tarih : 16-04-2016 17:38

YOLLAR “YENİDEN AÇILIM”A MI ÇIKIYOR?

2013 Mayıs'ına dönülürse yeni bir açılımın başlayacağı işaretini vermişti Başbakan Davutoğlu..
Cumhurbaşkanı Erdoğan tersini söyleyince o da sözlerini düzeltmekte buldu çareyi.. 

Sözler değişti de.. 

Sanki her yol açılıma çıkacak gibi.. 

Paranoyak olduğumuzu düşünenler olabilir.. 

Geçmişte yaşadıklarımız, daha doğrusu geçmişte yapılanlar ve ASLINDA YAPILMAYANLAR nedeniyle bugün yaşadığımız acılara bakınca, yeniden göz göre göre, bile bile lades denilmesinden korkar olmamız normal değil mi? 

Malum; ABD ziyareti çok konuşuldu.. 
Ama bazı noktalar var ki daha açık anlatmayı kimse aklından bile geçirmiyor.. 

ABD yönetiminin, görüşmelerde Türkiye tarafına “Çözüm süreci yeniden başlasın, biz de arabulucu olalım” teklifinde bulunduğu haberlerini iktidara yakın medyada gördük, köşelerinde okuduk.. 

Hatta bu teklifin “Bizim kendi meselemiz” denilerek reddedildiği de yazıldı.. 

Sonrasında aynı medyada bu kez Türk tarafının“Süreci bitiren başlatsın” şeklinde karşılık verdiği, PKK'nın silahsızlanmasının istendiği yazıldı.. 

Hangi cevaba inanmalıyız? 
Bizim kendi meselemiz, deyip tavrını koyan bir cevaba mı? 
“Bitiren başlatsın” şeklinde içinde YENİDEN BİR AÇILIMIN KESİN BİR DİLLE REDDEDİLMEDİĞİ, TERÖR ÖRGÜTÜNÜ MUHATAP ALMA İHTİMALİ olan bir cevaba mı? 

ABD'den gelen bu teklifin ardından bir bakıyoruz ABD Ankara Büyükelçisi John Bass'in “PKK'ya silah bırakma, silahsızlanma çağrısı” yaptığı haberleri konuşuluyor.. 

Diplomasi muhabirleriyle bir araya geldiğinde sarfettiği sözleri SİLAH BIRAKMA ÇAĞRISI olarak yorumlanan Bass'a bir kişi de çıkıp sormuyor “Bu bizim meselemiz Sayın Büyükelçi.. Terör örgütüne çağrı yapmanız nasıl iştir?” diye.. 

Zaten Büyükelçi'nin çağrısı da öyle silahları bırakın, silahsızlanın gibi bir çağrı değil.. 

Seçim döneminde Demirtaş'ın “Elinizi tetikten çekin” sözleri ne kadar silah bırakma çağrısıysa.. 
ABD'li Büyükelçi'nin çağrısı da o kadar silah bırakma çağrısı işte.. 

PKK'nın SİYASİ HEDEFLERE(!) ulaşmak için şiddet kullanmasına karşı olduğunu söyleyen Büyükelçi için görüyoruz ki terör örgütü bir yerde masum(!).. Zira bu sözlere göre ülkeyi bölmek için kan akıtmak, asker, polis, vatandaş şehit etmek SİYASİ HEDEFLER KAPSAMINDA(!).. 

Evet ortada bir çağrı var aslında.. Biraz örtülü ama.. 
“SAKIN SİLAH BIRAKMA!” çağrısı..


Sakız gibi uzayan bir Dokunulmazlık meselesi var ki hiç sormayın.. 
Millete küfreden işadamının vergi borcunu silmek desen, bir günde halloluyor..
Teröre mesafe koyamayan vekillerin dokunulmazlığının kaldırılması yılan hikayesine döndü..
AKP - HDP arasında Başkanlık-özerklik, 330 pazarlığı var, iddiaları ortalıkta dolaşırken tam bir samimiyet testi konumunda olan dokunulmazlık meselesinde iş uzatıldıkça uzatıldı.. 

Onun sonucunu beklerken Demirtaş'ın Almanya'ya çağrısı geldi.. 
Türkiye'de sürecin yeniden canlandırılması için Almanya'dan daha aktif bir politika izlemelerini istedi.. O da dışarıdan baskıyı artırmak için çabalıyor.. 

Ez cümle.. 

Ne süreci BUZDOLABINA MUHAFAZAYA koyup da şimdi “Müzakere falan yok” diyene.. 

Ne 6 ay önce şehit yakınlarına örgütün 2014 Mayıs'tan itibaren yığınak yaptığını söyleyip 6 ay sonra 2013 MAYIS'INA ÖZLEMİNİ dile getirene.. 

Ne önce kalkışma çağrısı yapıp sonra sazla sözle sempati yaratmaya çabalayana.. Sonra SIRTINI TERÖR ÖRGÜTÜNE YASLAYANA.. 

Ne PKK'ya silahsızlanma çağrısı yapıyormuş gibi davranan yabancıya.. 

Ne de O YABANCININ SÖZLERİNİ SORGULAMAYAN, “Bu sözlerin alt metnindeki mesaj farklı” diyemeyen MEDYAYA.. 

Hiçbirine güvenim kalmadı.. 

O yüzden işte.. 
Fazlası var eksiği yok.. 
Alt alta mı yazarsın.. 
Yan yana mı koyarsın, nasıl sıralarsın bilmem.. 

Ama yollar YENİDEN BİR AÇILIMA çıkıyor gibi.. 

Keşke benim paranoyaklığım olsa.. 
Razıyım.. 

Ama o yolun ucu yeniden açılıma, sürece, bunca şehitten sonra o yol yine Dolmabahçe Mutabakatı'na çıkarsa.. 

Benim hakkımı geçtim.. 

Şehitlerimizin ve babasız kalan evlatların hakkı nasıl helal olacak? 
 

  • Facebook da Paylaş

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV