Ana Sayfa  /  SİYASET  /  MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: NE İŞİMİZ VAR RAKKA’DA DİYENLER, ÖNCELİKLE KÜRESEL MİHRAKLARLA İLGİLİ BİR ELEŞTİRİ GETİRMEYİ DENEMELİDİR.
  • Facebook da Paylaş
MHP LİDERİ DEVLET BAHÇELİ: NE İŞİMİZ VAR RAKKA’DA DİYENLER, ÖNCELİKLE KÜRESEL MİHRAKLARLA İLGİLİ BİR ELEŞTİRİ GETİRMEYİ DENEMELİDİR.
  • 28-02-2017
  • 0 yorum
  • 6005 okunma
MHP Lideri TBMM Grup Toplantısında konuştu.

"Türkiye’de manşet izi sürülüp niyet okunurken komşu ülkelerle sorunlarımız çetrefilleşmekte, sinirler gerilmektedir.
Irak, İran, Suriye, Yunanistan, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Rusya, ABD ve AB üyesi bazı ülkelerle yoğunlaşan ve dalga boyu yükselen problemler dikkat çekicidir.
El Bab’ın kontrolü sağlandıktan sonra, sırayı Rakka operasyonun aldığını geçen hafta da ifade etmiştim.
Fırat Kalkanı Harekatı’nın 185. gününde El Bab’ın tüm mahalleleri ele geçirilmiş, denetim altına alınmıştır.
24 Şubat’ta El Bab-Tadif kavşağında mayın temizliği yapan iki kahramanımız ne acıdır ki şehit olmuş, üç kahramanımız da yaralanmıştır.
Böylelikle El Bab’ta şehit sayımız 71’e çıkmıştır.
Bu vesileyle bütün şehitlerimize Rabbim’den rahmet diliyorum.
El Bab’ta Türk askeri canı pahasına destan yazmış, çok şükür bu kanlı boğuşmadan alnının akıyla, kahramanca çıkarak tarihi bir başarı kazanmıştır.
Bugüne kadar, Suriye’nin kuzeyinde, toplam 230 meskûn mahalde ve bin 925 kilometre karelik alanda terörist temizliği yapılmıştır.
Suriyeli mülteciler, ülkemizde keyifle yan gelip yatarken, kopup geldikleri vatanlarında Türk askeri korkusuzca, yiğitçe mücadele vermiştir.
Cerablus, Rai, Dabık ve Suran bölgeleriyle 24 Şubat’ta El Bab terörden arındırılmıştır.
Bu aşamada El Bab’ta döşenmiş mayın, tuzaklanmış el yapımı patlayıcıların temizlik işlemi sürmektedir.
Bizim temennimiz, Türk askerinin El Bab’ın her köşesine yerleştirilmiş patlayıcıların temizliğine kesinlikle sokulmaması, bunun diğer unsurlar eliyle icra edilmesidir.
Türkiye’nin milli güvenliği için Suriye toprakları terörizmin tüm fail ve taraflarından tamamen ayıklanmalıdır.
Bu ayıklama ve arındırma faaliyeti esnasında IŞİD-PYD-YPG ayrımı yapılmamalı, alayı birden Türklüğün çelik iradesiyle dağıtılmalı, imha edilmelidir.
Ne var ki, ABD ve Rusya’nın ikircikli ve tutarsız politikaları Türkiye’yi zorda bırakmaktadır.
Henüz Rakka’daki IŞİD varlığına nasıl, hangi doz ve içerikte operasyon yapılacağı belirsizdir.
ABD ikiyüzlü davranarak hem nalına hem de mıhına vurmaktadır.
Geçen hafta, Suriye’nin kuzeyindeki Haseke’de çekilen fotoğraflar, YPG’ye verilmek üzere tırlara yüklenmiş tanksavar füzeleri ve diğer silahları göstermiştir.
Büyük çoğunluğunu YPG’nin teşkil ettiği Suriye Demokratik Güçleri, ABD’den silah alarak Türkiye’nin ve bölgenin IŞİD’le birlikte çıbanbaşı haline gelmiştir.
ABD’nin Silahlı Hizmetler Komitesi Başkanı Cumhuriyetçilerin Arizona Senatörü Türkiye ziyareti öncesinde PYD-YPG ile bir araya gelmiş ve ağır silah sözü vermiştir.
Aynı tavrı yine ABD’li bir general utanmadan sıkılmadan sergilemiş, Kobani’de teröristlerle buluşmuştur.
Bu küstahlıkların, ikili oynamanın dostluk ve müttefikle bağdaşır bir yanı kuşkusuz yoktur.
ABD dönmüş dolaşmış, IŞİD’le mücadele perdesi altında PKK-YPG’yle suç ortaklığına heves etmiştir.
Kâğıt üstünde herkes terörizmden ve son tahlilde IŞİD’ten şikâyetçidir.
Ancak PKK-YPG’nin terör örgütü olduğu kasten yok sayılarak, bir bakıma teröre can suyu verilmektedir.
PKK ise IŞİD’i kullanarak ihanet ve melanet emellerini güçlendirip meşruiyet arayışını hızlandırmaktadır.
Şu anda 911 km’lik Suriye sınırımızın 700 km’si PKK/PYD’nin denetimindedir.
1910’lu yıllarda sırtımızdan hançer yediğimiz toprakların önemli bir bölümünde yeni ve yakıcı bir oyun sahnelenmektedir.
IŞİD burada paratoner işlevi görmektedir.
PKK ise IŞİD’in inşa ettiği kirli ve kanlı köprüden geçerek kendisine alan açmakta, koridor oluşturmaktadır.
ABD’nin yeni başkanının IŞİD’i Obama’nın kurdurduğunu itiraf etmesi, emperyalizmin nasıl bir cinayet planı yaptığına net bir karinedir.
Diğer yandan Rusya da Cenevre görüşmelerine PYD’nin katılması hususunda görüş bildirmiştir.
Ne işimiz var Rakka’da diyenler, öncelikle Türkiye’nin önünü kesip 4 ayaklı büyük Kürdistan provası yapan küresel mihraklarla ilgili bir eleştiri getirmeyi denemelidir.
Türkiye aktif olarak sahada olmazsa terörizmin ve bölücülüğün asırlık akıntısına karşı durmak imkansızlaşacaktır.
Ülkemiz mutlaka Fırat Kalkanı Harekatı’nı taçlandırmalıdır.
Bunu yaparken askeri caydırıcılığımız iyi planlanmış ve tanımlanmış siyasi vizyonla ve stratejik hedeflerle desteklenmelidir.
Irak ve Suriye gerçekleri, milli ve jeopolitik ihtiyaçlarla yorumlanmalıdır.
Her iki ülkede yönetilemeyen, nüfuz edilemeyen alanlar vardır ve bu nedenle Türkiye etki alanını genişleterek, amaçladığı güvenli bölgenin kurulmasına öncülük ederek muhtemel saldırı hazırlıklarını odağında yok etmelidir.
Milliyetçi Hareket Partisi muhakkak surette devletin ve Türk askerinin kaya gibi ardında duracak, desteğini asla esirgemeyecektir. "

Etiketler : -

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV