TERS AÇI

Tarih : 22-03-2016 21:42

ELİN SAVCISIYLA ADALETİ BEKLEMEK..

ABD'de diplomatları, siyasileri ve 2008 küresel krizinin ardından 100'e yakın bankacıyı soruşturmuş..

Wall Street’in Şerifi diyorlar onun için..

 

2009'da New York savcısı olduktan sonra 25 farklı ülkeye gönderdiği güvenlik güçleriyle silah ve uyuşturucu ticaretiyle suçlanan kişileri New York'a getirtip hakim karşısına çıkartmış..

 

Mali suçlar konusundaki tecrübesi ve etkinliği tartışılmaz..

 

2011’de ABD-Rusya arasındaki ilişkilerin gerilmesine yol açan isim.. Şöyle ki;

Moskova'da yaşayan ve 'terörist gruplara silah satmak' suçundan Interpol tarafından Tayland'da gözaltına alınan Viktor Bout adlı Rus vatandaşını New York'a getirtmiş, Bout yapılan yargılamanın ardından 25 yıl hapis cezasına çarptırılmıştı..

Rusya o dönemde Bout'un ABD'ye gönderilmesini uluslararası hukuka aykırı olarak nitelemiş ve kararı protesto etmişti.

ABD'deki üst düzey bankacıları yargıladıkça kamuoyundaki tanınırlığı daha da arttı.

Time dergisi 2012'de onu "Wall Street'i suç üstü yakalayan adam" başlığıyla kapak yaptı..

 

Biz ise onunla bu hafta tanıştık..

Bizde hayırsever denilen, cari açığımızı kapatan(!), bakanların açık açık “Önüne yatarım” diye koruduğu, ortağı İran’daki davada idam cezası ile karşı karşıya kalırken, kendisine ödüller verilen, adı yolsuzluk ve rüşvet skandalı iddialarının en tepesinde yazılıyken, havuz ekranında ardına Türk Bayrağı koyup aklanması için birilerinin deli gibi çabaladığı o kişiyi ABD’de tutuklatmasıyla..

 

Hazırladığı 21 sayfalık o iddianameyle..

 

Savcı Preet Bharara..

 

Haber gelir gelmez sosyal medyada takipçi sayısı arttı.. 6 binden 30 binlere çıktı bir kaç saatte.. Takipçilerinin çoğu Türk artık.. Bharara da şaşırmış mıdır buna bilinmez..

 

“Sen Allahın bir lütfusun, gözlerimin nurusun” diye bağrına bastı insanımız Bharara’yı..

Hiç tanımadan, hiç görmeden sevdi, yakın hissetti..

 

Yurduma yazık ki bahar gelmemişken, Bharara’nın rüzgarı yetti yüzleri gülümsetmeye..

 

Bu nedir biliyor musun?

Bu bir özlem aslında..

Bu bir hasretin dışavurumu..

 

Savcı nedir, unutmuşuz biz..

Gerçek bir savcıya hasretmişiz..

 

Hukuku eğip bükmekten başka hiçbir şey düşünmeyenlerin bizi getirdiği noktadır bu..

 

Memlekette yapılmayan itiraf kalmadı..

Ortaklarını gözlerimizle gördüğümüz, gözümüzün önünde işlenmedik suç kalmadı..

 

Hep bekledik..

Hep istedik..

Hep söyledik..

 

“Aklı başında bir savcı olsa..”

“Bir Cumhuriyet Savcısı çıksa.. “

“Bir savcı çıkıp da yumruğunu masaya vursa..” diye..

 

Bharara’ya duyulan bu sevgi, bundan işte.. “Hukuk” diyen bir savcıya özlemin, hasretin dip duygusu..

 

Savcı New York savcısı da olsa bağrına basıp babasının oğlu gibi seviyor insanımız..

 

Bizim adaletimizden beklediğimizi elin adaleti sağlayacak gibi görünüyor..

Elin adaletinden medet ummak da acı.. O elin ülkem için ne planladığını bilmeyince derinlerde bir endişe de taşıyor insan..

  • Facebook da Paylaş

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV