TERS AÇI

Çiğdem AKDEMİR

Tarih : 16-03-2016 15:37

BU KANDA PAYI OLANLAR..

19 Şubat 2016 tarihinde yazmışım yazıyı.. 

Başlığına da "Ankara'daki acının sorumlusu  terörle müzakere edenlerdir" demişim.. 

29 can vermişiz..  Bir ay önce.. Nasıl oldu? Kimin ihmali? Neden kimse çıkıp da başarısızlığının, basiretsizliğinin bedelini ödemiyor? diye sormadık soru kalmamış.. 

Geçmişi hatırlamışım.. Sonucu kadar, yaşanan acı kadar, bizi bu acıya sürükleyen nedenleri anlatmaya gayret etmişim.. 

Ankara'da patlamış ya bombalı araç.. 

Başkentin göbeği.. 

Güvenliğin merkezi.. 

Olacak şey değil, demişiz.. 

 

Aradan bir ay geçmiş.. 

Ankara yine hedef.. 

Yeri farklı bu kez.. 

Saldırının yapılış şekli aynı.. 

İhmal aynı.. 

Bedel ödememe anlayışı aynı. 

Sorular aynı.. 

Can kaybımızın sayısı farklı.. 

 

Sorumlular da aynı; evet.. 

Bu acının sorumlusu da terörle müzakere edenler.. 

Bizi bu hale onlar getirdi.. 

Ve en az o bombalı araçtaki hain ya da hainler kadar suçlular.. 

 

Devlet öyle tıkanmış ki.. Hainler, başkentinde saldırıp devlete meydan okuduğunu ilan edebiliyor.. 

 

Devlet öyle kilitlenmiş ki.. Saldırıları önleme görevini taşıyanlar terörü etkin bir şekilde kınarken, istifa ederek bedel ödeyip devletin işlediğini göstermiyor.. 

 

Devlet öyle bir krizde ki.. Türkiye Cumhuriyeti'nin Başbakanı'na muhalefet partileri "Sen Başbakansın, gücünün, kudretinin farkına var! Kır zincirlerini! Yönet artık şu ülkeyi!" deme ihtiyacı duyuyor.. 

 

300'den fazla askerimizi şehit verdik aylar içinde.. 

Ateş şehitlerin evine düştü..

Şehitleri toprağa verdik.. 

Hayat devam etti.. 

Neredeyse her gün.. Aylardır her gün bunu yaşadık.. 

Başkentimizde saldırılar üs üste geldi.. Canlarımız gitti.. 

Tepkiyi sosyal medyada gösterip ertesi gün hayata döndük.. 

Üzgünüm; ama kanıksadık acıları, saldırıları .. 

Suçluyuz.. Sorumluyuz.. 

Kanıksadığımız için.. 

Refleks göstermediğimiz için.. 

Paris'te toplanan milyonlar kadar toplanıp da teröre karşı tek ses olamadığımız için.. 

"Teröre istediğini vermemeliyiz" cümlesini kılıf yaptık hayatımızın normal akışını bozmayışımıza.. 

Halbuki o akışı bozmalıydık.. 

Sesimizi çıkarmalıydık.. 

Bize bu acıları yaşatanları sorgulamalıydık.. 

 

Bunu yapsaydık bugün yeni acıları yaşamazdık.. 

Kimseler çıkıp "terörle yaşamaya alışmamızı" isteyemezdi.. 

Sosyal medyada iki başlığı tt etmekle olmuyor.. Retweet rekoru kırmakla terör bitmiyor.. 

Kınaya kınaya kökü kazınmıyor.. 

 

Pazar yerine intihar saldırısı düzenlenen, onlarca insanın hayatını kaybettiği, cansız bedenlerin toplanıp kimsenin az evvel onlarca kişi canından olmamış gibi hayatına devam ettiği, bataklık haline getirilen Irak'a dönüşmeye az kaldı, farkında mısınız? 

 

Bu ataleti, bu ölü toprağını üzerimizden atmaktan başka çare yok.. 

Yoksa, yok olacağız.. 

 

En büyük pay terörle müzakere edenin, evet.. 

Bir de.. 

Üzgünüm; ama.. Bu kanda payı var.. 

Terörle mücadele edilmesi gerekirken müzakereyi alkışlayan her elin.. 

Güzel şeyler olacağını iddia edenlerin.. 

Teröristleri barış elçisi gibi gösterenlerin.. 

Türk bayrağını tahrik unsuru olarak görenlerin.. 

"Bu terör bir gün hepimizi vuracak" dediğimizde bize faşist diyenin.. 

Açılımın peşine takılıp yapmadık güzelleme bırakmayan medyanın.. 

"İstikrar" ile korkutulup seçimde mührü bu korkuyla basan vatandaşın.. 

Üzgünüm.. Eğri oturup doğru konuşalım.. Bu kanda hepsinin payı var.. 

 

Kafayı kuma gömünce, sosyal medyadan esip gürleyince, sert bir şekilde kınayınca o pay, o sorumluluk yok olmuyor.. 

  • Facebook da Paylaş

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV