Ana Sayfa  /  SHA  /  'TÜRK KADINININ SİYASET YAPACAĞI TEK PARTİ MHP'DİR'
  • Facebook da Paylaş
'TÜRK KADINININ SİYASET YAPACAĞI TEK PARTİ MHP'DİR'
  • 05-12-2017
  • 0 yorum
  • 1279 okunma
MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Gülbeyhan Saylağ, 'Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 83. yıl dönümü'ne ilişkin basın açıklaması yaptı.

MHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Av. Gülbeyhan Saylağ, "Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 83. yıl dönümü"ne ilişkin basın açıklaması yaptı.

Açıklamasında;

"Bugün 5 Aralık Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilişinin 83. yıl dönümü, demokrasisi ile övünen birçok ülkeden çok önce Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilerek demokraside dünya öncülüğü ettiğimiz bir günü kutlamanın gururu içindeyiz.
              Geçmişten geleceğe toplumun şekillenmesinde ve milletin devamında kadının rolü büyüktür. Türk kadını milletinin devamında geçmişten geleceğe üzerine düşen görevleri fedakârca ve başarı ile yerine getirmiştir.

Türk milletinin ölüm-kalım mücadelesi olan Kurtuluş Savaşı’nda ön saflarda hiç kuşku yok ki Türk kadını da durmuştur. Gazi Mustafa Kemal Atatürk 21 Mart 1923 tarihinde yaptığı bir konuşmasında, “Dünyada hiçbir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi kurtuluş ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar gayret gösterdim diyemez”  ''Kimse inkâr edemez ki bu harpte ve ondan evvelki harplerde milletin hayat kabiliyetini tutan hep kadınlarımızdır'' sözleri bir hakkın sadakatle teslimidir.
Cumhuriyetin 1923 yılında kuruluşu ile beraber Türk kadını birçok hak ve özgürlük kazanmaya başlamıştır. Türkiye Büyük Millet Meclisinde yeni kanunların hazırlanmasında ; Mebus adedi belirlenirken kadınlarda millet ferdi olarak sayılmış vatandaşlık hakkına sahip olmaları görüşülmüştür.
Türkiye Cumhuriyetin de 1926-1934 yılları arasında kadınların sosyal ve kültürel alanda eğitimde, hukukta aile içinde, çalışma hayatında, toplumsal yaşamda ve siyasette erkeklerle eşit haklara sahip olması hedeflenmiştir. Türkiye Cumhuriyetin de toplumsal alanda yapılan bu yasal düzenlemeler ve değişiklikler birçok Avrupa ülkesinden daha önce gerçekleştirilmiştir.
Belediye seçimlerinde seçme ve aday olma hakkı 3 Nisan 1930 'da belediye kanununun kabul edilmesi ile 1933 yılında çıkarılan Köy Kanunu ile muhtar seçme ve köy heyetine seçilme hakkı verilmiştir. 5 Aralık 1934'te Türkiye Büyük Millet Meclisinde kadınlara seçme ve seçilme hakkını tanıyan yasa kabul edilerek Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
Atatürk'ün Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının verilmesi kararı ile ilgili
ifadeleri şöyledir;
''Siyasi hayatta belediye seçimleri ile tecrübe kazanan Türk kadını bu seferde milletvekili suretiyle hakların en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin çoğunda, kadınlardan esirgenen bu hak Türk kadınının elindedir onu yetki ve liyakatle kullanacaktır.''
Kadın erkek her vatandaşın seçimlere katılmak, seçmek, aday olmak gibi haklara sahip olması demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır. 1930 yıllarda kadınlarımıza bu hak verilmiş olup kadın erkek her vatandaşımızın demokrasiye katılımı sağlanmıştır. Kadınlarımıza verilen bu hak dönemin şartları düşünüldüğünde radikal bir reformdur.
Kadınların da oy kullandığı ve 5.Dönem TBMM'nin belirlendiği 8 Şubat 1935'de 17 kadın milletvekili Meclis'e girmiş, izlenen dönemde yapılan ara seçimle bu sayı 18’e ulaşmıştır. Dönemin şartları içinde bu kadınlarımız için büyük bir başarıdır.
5 Aralık 2017 'ye geldiğimizde;
TBMM'de 81 kadın milletvekilimiz bulunmakta olup kadın milletvekili oranımız %14,5 tur. 81 ilimizin 43. de kadın milletvekili yoktur. 81 ilimizin sadece 4 tanesinde kadın belediye başkanımız bulunmaktadır, 919 ilçeden sadece 33 tanesinin belediye başkanı kadındır, belediye başkanı kadın oranı %2,93 olup bu oranlar çok düşüktür.
Bunun sebebi siyasi parti kadrolarında kadınların yeterince yer almaması, kadınların seçim döneminde seçmenin oyunu almak için liyakatsiz bir şekilde sadece listede olsun diye kotadan aday gösterilmesinin yanı sıra, ülkemizde kadınların fert olarak eğitim, ekonomi, sosyal-kültürel ve siyasi anlamda haklarından yeterince faydalanamamasıdır.
Kadının siyasetle daha aktif ilgilenebilmesi için evvelinde önüne konmuş olan bu engellerin kalkması gerekmektedir. Bu sorunlar kadınların siyasetle iştigalini engellediği gibi şiddete de maruz kalmasına sebebiyet vermektedir.

Çözüm, Lider Devlet Bahçeli’nin açıklamalarında belirttiği üzere:

Türk Milleti'nin eseri olup, Türk siyasetine ve Türk tarihine hediyesi olan
Milliyetçi Hareket Partisi'ndedir.

Milliyetçiliğimizin ana sütunlarından birisi adalet, eşitlik ve millet sevgisi ise; bir diğeri şüphesiz ki demokrasi ve insan haysiyetine duyduğumuz bağlılık ve saygıdır.

Kadın-erkek arasındaki eşitliğin ve bu eşitliği sağlam esaslara bağlayan adalet ve ahlak cevherinin yine asırlar önce Türk medeniyetinde imrenilecek seviyelerde olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

Batılı yaşam tipine öykünen, küresel sömürü mekanizmalarının arasında fikren ve siyaseten can çekişen özünü ve özgüvenini kaybetmiş kimliksiz elit ve zümrelerin, geçmişimize at gözlüğüyle bakmaları gerçekleri değiştiremeyecektir.
Bugün hasretini çektiğimiz ne varsa geçmişimize damga vurmuştur.
Bugün insanlığın ihtiyaç duyduğu davranış kurallarının ve sosyal kurumların tamamı asırlar evvel Türk-İslam medeniyetinin surlarından güneş gibi parlamıştır. Avrupa’da kadınların cadı avına tabi tutulup diri diri yakıldığı devirlerde insan olmanın şeref ve itibarıyla müşerref oluyordu.
Kadınların adaletsizliğe, haksızlığa ve vicdansızlığa maruz kaldığı farklı toplum ve ülkeler içten içe kanarken; Türk kadını devlet yönetiyor, cephelerde mücadele veriyor, insan olmanın haklı onurunu taşıyordu.
Gerek yüce dinimizin buyrukları gerekse de zengin kültür ve tarihi mirasımız kadına saygı ve nezaket konusunda nasıl bir maziden süzülerek geldiğimizi ispatlamaktadır.
İşte böylesi bir ufuk ve vicdan derinliğinin sonucudur ki, 5 Aralık 1934 tarihinde Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı verilmiştir.
Yukarıda kadına seçme ve seçilme hakkı ile ilgili açıklamasından kesit aldığımız Lider Devlet Bahçeli'nin belirttiği üzere Türk kadınının tarihteki yerini alarak öz benliğine uyan ve siyaset yapacağı tek parti MHP'dir. Partimiz demokrasinin tam anlamı ile işlemesi için kadının siyasi kadroların tüm kademelerinde ve TBMM de %50 den az olmayacak bir şekilde yer alması kanaatinde çalışma ve hevesindedir.
Bu çıkış yolundan hareketle Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı teşkilat bünyemizin de görev alan kadınlarımızın büyük şehirde siyaset yapmanın zorlukları ile mücadele de yanlarındadır. İl başkanlığımız bünyesinde Kadın ve Aileden Sorumlu Komisyon, kurularak bu komisyon bir taraftan teşkilat bünyemizde siyaset yapan kadınlarımızın karşılaştığı zorlukları bertaraf etmeye çalışırken diğer taraftan ,Türk kadınının yaşadığı tüm sorunlarla alakadar olup bunların çözümü için çalışmalar yapmaktadır.
Bilmekteyiz ki kadınlarımız siyaset ile iştigalde özellikle büyük şehirde daha büyük sıkıntılarla karşı karşıya kalmaktadırlar; maddi sıkıntılar, iş hayatından kaynaklı sıkıntılar, çalışan anne olmaktan kaynaklı sıkıntılar, sosyal sıkıntılardan trafik sıkıntısına kadar örneklenen birçok engel ve sıkıntıları vardır. Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul İl Başkanlığı olarak İstanbul’da yaşayan tüm kadınlarımızın sorunlarının çözüm noktasında yanlarındayız.
Günümüzün büyük bir dünya sorunu olan şiddet konusunda da kadınlarımızın fert fert yanındayız şiddetin önlenmesinde kadın ve erkek birlikte bu sorunu aşacağımızın parti olarak ve İstanbul İl Başkanlığı olarak inancındayız. Şiddetle mücadelenin sadece fiziksel şiddet ile mücadele olmadığını kadınımızın sosyal bir birey olarak tüm haklarından faydalanmasını sağlamakla şiddetin aşılacağını öngörmekteyiz. Bize göre şiddeti önleyecek ana unsurlardan biri de kadının demokratik haklarından yeterince faydalanması siyasi kadrolarda yer alarak yeterince temsil edilmesidir.
Kadınların sadece seçim zamanı vitrin olsun diye listelerde kota sistemi ile yer alması
kadınların siyasi alanda varlığına ve ilerlemesine yarardan çok zarar getirmektedir. MHP'nin her kademesinde liyakatli kadınlarımız bulunmaktadır, sayının arzu ettiğimiz en üst seviyeye getirilmesi kadınlar önündeki toplumsal yaşamsal sosyo-ekonomik ve kültürel engellerin aşılması ile mümkün olacaktır.
Türk kadını özüne dönerek siyasi kadrolarda yeterince yer alıp ülke yönetimine katıldıkça ülkemizin demokrasisi ilerleyecektir. Toplumun tamamının sosyal ekonomik, kültürel ve siyasi hayata katılımı ile ülkemiz lider ülke olacaktır. Bu yaşam tarzı dünümüzde vardır, atılacak sağlam temellerle bugün ve yarınımızda olmalıdır. Türk kadınının siyasi kadrolarda yer alarak yönetime gelmek için bulunacağı siyasi adres MHP'dir. Çünkü, MHP milletin varlığından varlık bulmuş Türk kadınının fıtratı ve yaşam tarzı ile bire bir örtüşen tek partidir.
Bize birçok hak ve özgürlük verdiği gibi seçme ve seçilme hakkını da veren Mustafa Kemal Atatürk 'ü rahmet minnet ve saygıyla anıyoruz. Türk kadını olarak gönül rahatlığı ile siyaset yapacağımız milli varlığımızla örtüşen bir parti ve fikir sistemi bırakan Başbuğ Alpaslan Türkeş 'i rahmet minnet ve saygıyla anıyoruz. Partinin her kademesinde yer almamız için bize liderlik eden, önümüzü açan ve desteklerini esirgemeyen Lider Devlet Bahçeli’ye şükranlarımızı borç biliyor, İstanbul’da bir kadın olarak siyaset yapmanın zorluklarını aşmamız da destek ve katkılarını esirgemeyen başta İl Başkanımız Mehmet Bülent Karataş ve tüm teşkilat mensubu dava arkadaşlarımıza teşekkür ediyoruz. Bu meyanda tüm siyasi partilere örnek olmalarını umuyoruz.
Milliyetçi Hareket Partisi siyasi kadrolarında bulunmaktan mutluluk ve şeref duyarız.
13 Ocak 1920’de Sultanahmet Meydanı’nda İstanbul “Türk’tür ve Türk kalacaktır” temalı mitingde vatan ve millet için mücadeleye hazır olduklarını cümle aleme duyuran Muallimler Cemiyeti Başkanı Nakiye Hanım’ın sözü yerde kalmamış, bundan sonra da kalmayacaktır. DÜN BURDAYDIK BUGÜN BURDAYIZ YARIN YİNE BURDA OLACAĞIZ.
Milliyetçi Türk kadını olarak dün ne isek bugün de oyuz. Kadın haklarını savunan yazar ve şairimiz Namık Kemal’in dizelerinde belirttiği gibi:
Ecdadımızın Heybeti ma'ruf-u cihandır.
Fıtrat değişir sanma bu kan yine o kandır.

Milliyetçi Hareket Partisi İstanbul Kadın Kolları olarak.
Güzel Vatanımızın Büyük Türk Milleti'nin ve Aziz İstanbul'un hizmetindeyiz...
Varlığımız Türk Varlığına Armağan Olsun.
Ne Mutlu Türk'üm diyene." dedi. 

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV