Ana Sayfa  /  SHA  /  'CHP’NİN HANGİ TAKLALARI ATTIĞI HAFIZALARDA ÇOK TAZEDİR'
  • Facebook da Paylaş
'CHP’NİN HANGİ TAKLALARI ATTIĞI HAFIZALARDA ÇOK TAZEDİR'
  • 15-03-2018
  • 0 yorum
  • 927 okunma
MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, yazılı basın açıklaması yaptı.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Oktay Öztürk, yazılı basın açıklaması yaptı.

Açıklamasında;

"Siyasi partilerin seçimlerde ittifak yapabilmelerine hukuki bir zemin kazandırmak için seçim kanununda değişiklik öngören teklif, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaşmıştır.

Görüşmeler sırasında bir defa daha gördük ki, CHP-HDP ittifakı milletle bağını kesmiş, bütün ümidini kriz, kaos, iftira ve kavgaya bağlamış durumdadır. Bu acıklı durumlarını kanun teklifinin görüşülmesi sırasında meclise taşıyacak kadar ileri gitmiş ve açık ve aleni şekilde haysiyet cellatlığına kadar işi götürmüşlerdir. CHP ve yanındakiler bedeli ne olursa olsun bu ülkede haysiyetsizliğe izin verilmeyeceğini unutmamalıdırlar.

Türkiye 16 Nisan referandumu ile birlikte yeni bir sisteme kavuşmuştur. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi, yönetimde istikrarı her durumda teminat altına almaktadır. Temsil de adaletin de kabul edilen bu teklifle birlikte hiç olmadığı kadar yüksek oranda sağlanabilmesinin yolu açılmıştır. Şimdiye kadar yapılan seçimlerde ortaya çıkan aksaklıklar, itirazlar, yanlışlar ve yetersizlikler de dikkate alınarak, son derece açık, net, anlaşılır ve kolay uygulanabilir bir düzenleme getirmiştir. Kanun, sadece önümüzdeki seçimler için değil, bundan sonraki bütün seçimlerde katılımı arttıracak, güvenliği sağlayacak, temsilde adaletin önünü açacaktır. Bu kadar açık ve kesin olmasına rağmen, CHP'nin her zamanki anlaşılmaz, anlatılmaz, karmaşık, savurgan tavrını, bu teklifin gündeme gelmesiyle birlikte bir defa daha ibretle izledik. Neresine niçin itiraz ettiklerini kendileri de bilmiyorlar. Söylediklerinin, itirazlarının tamamı havada kalıyor. Seçim güvenliğinin teminat altına alınması, vatandaşın her oyunun meclise yansımasına imkan sağlanması, en küçük partiye dahi mecliste bulunma yolunun açıklaması CHP’yi son derece rahatsız etmiş ve saldırganlaştırmıştır. Bu düzenlemeyi sulandırmak, kafa karıştırmak, muhalefet etmek ve gündemde kalabilmek için aklın, mantığın ve vicdanın kabul etmeyeceği yol ve yöntemlere başvurdular. Meclisteki görüşmelerin son dakikalarında işi büyük bir terbiyesizliğe kadar götürdüler. Türk milleti bütün bu vahameti dikkatle izliyor ve not ediyor.

CHP yeni hükümet sistemine bağlı olarak siyaseten tükendiğinin farkındadır. Bırakın iktidar olmayı, meclise girip giremeyeceğini dahi kestiremiyor. Bu acıklı durumunu örtmek için akıl ve ahlak sınırlarını sonuna kadar zorluyor, kendi söylediklerini inkar edip ikiyüzlülüğün zirvelerinde dolaşarak MHP’ye saldırıyor. 16 Nisan referandumu öncesinde artık koalisyon dönemlerinin kapanacağını ve çok sesliliğin kaybolacağını, bunun da ülkeyi felakete götüreceğini iddia ediyorlardı. Şimdi bunları unuttular ve koalisyonların geri geldiğini büyük bir telaşla ileri sürüyorlar. Müflis tüccar misali eski defterleri karıştırıyor, cımbızla çekilmiş cümlelerden medet umuyorlar. MHP için her hangi bir değerlendirmede bulunmadan önce dönüp aynaya bakmalarını ve kendi bozuk ve kirli sicillerini hatırlamalarını kendilerine önemle tavsiye ederim. Zira, söz konusu menfaat olunca CHP’nin hangi taklaları attığı hafızalarda çok tazedir.

7 Haziran seçimleri sonrasında HDP ile oluşturdukları kirli bloka MHP’yi de dahil etme çabalarından sonuç alamayınca, bütün söylediklerini bir anda unutup, ''AKP ile önyargısız bir şekilde görüşeceğiz; 17-25 Aralık konusunda rövanşist olmayacağız'' diyenleri bu millet unutmamıştır. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun bu sözleri üzerine, zamanın başbakanı Ahmet Davutoğlu "Kılıçdaroğlu'nun bugün yapmış olduğu açıklamaları son derece olumlu buluyorum" O makamın onurunu korumak hepimizin görevi.” Diyerek karşılık verdiği yine hafızalarda kayıtlıdır.
CHP'nin yalan ve iftirada Özgür, hakaret ve istismarda Özel ismi de, Genel Başkanından bir adım daha ileri gidiyor ve “Hem mutfaktaki yangını hem de Türkiye'nin dört bir yanına sıçramış olan yangını anların göz yaşlarını ve akan kanı durdurmak için kurulacak gerçek bir onarım hükümeti için yarın bütün güler yüzümüz, iyi niyetimiz ve bütün önyargılarımızdan arınmış bir şekilde sayın Davutoğlu'na bir koalisyon kurmak adına gidiyoruz. Yarın olsun hayır olsun" diyordu. CHP keşke bu sözlerinin arkasında durup, bu siyasetini devam ettirebilseydi. Ancak, kısa zaman sonra bütün bu sözlerin rol gereği ve iktidar uğruna sarf edildiği acı biçimde ortaya çıktı. Şimdi de bu sicillerini görmeden MHP’ye sataşıyorlar. Kendilerinde bulamadıkları erdemi MHP’de aramaları doğru ve haklı bir yaklaşımdır, ancak önce abdest almaları gerekmektedir.

Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisi'nin ittifak yapacaklarını önceden ilan etmiş olmaları bir dürüstlük ve samimiyet göstergesidir. Aynı şeyi diğer partiler ve elbette CHP'de yapabilir. İstediği parti veya partilerle ittifak oluşturabilir ve bunu kamuoyuna açıklayabilir. Nitekim, 16 Nisan referandumunda bunu yaptılar. HDP’siyle İpiyle birlikte oluşturdukları “Hayır” ittifakını devam ettireceklerini ilk açıklayan sayın Kemal Kılıçdaroğlu olmuştur. Sayın Genel Başkanımız bu gelişme karşısında 14 Kasım 2017 tarihli grup toplantısında aynen şunları söylemiştir:
CHP, 16 Nisan’da sandıktan çıkan yüzde 49’luk hayır blokunu derinleştirmek ve kendine mal etmek için İP’ten HDP’ye, Türkiye Komünist Partisi’nden diğer marjinal partilere kadar herkesten medet umuyor, hepsine el uzatıyor.

Şayet önümüzdeki siyasal süreçte bloklaşma sertleşir, cepheleşme keskinleşirse, CHP yanına HDP ve diğer yedeklerini alıp 16 Nisan’ın rövanşını almak için çalışmalarına hız verirse Milliyetçi Hareket Partisi buna duyarsız ve tepkisiz kalmayacaktır. Bu bloklaşmaya cevaben, 15 Temmuz’dan beri süregelen tutarlı ve kararlı duruşumuz korunacak, siyasi pozisyonumuz tartışmasız muhafaza edilecektir.

Türkiye’nin demokratikleşme, normalleşme ve istikrar içinde bir yönetim yapısına kavuşabilmesi için 15 Temmuz’dan buyana üstlendiğimiz sorumluluk aynen devam ettirilecektir.

Hiç dolandırmaya, kıvırmaya, milletin aklıyla alay etmeye gerek yok. Yeni sistem hileyi, hurdayı, arkadan dolanmayı, ortadan kaldırıyor. Milletin önüne açık, net, şeffaf olarak çıkmanın yolunu açıyor. Baraj yalanlarıyla bu gerçeği sulandırmak beyhude bir iştir. Adalet ve Kalkınma Partisi ile Milliyetçi Hareket Partisinin ittifakı ülke menfaatlerinin, milli ve yerli olmanın, geleceğimizi kurtarmanın, etrafımızda oluşan ateş çemberini yarmanın bir gereği olarak ortaya çıkmıştır ve milletten büyük bir teveccüh görmüştür. CHP hiç boşuna uğraşmasın. İP'in den HDP'sine hepsinin birbirine sarılacaklarını kısa zaman sonra göreceğiz. Zaten birinin bıraktığı yerden diğeri devam ediyor, birinin yarım kalan yalanını öbürü tamamlıyor.

Milliyetçi Hareket Partisi Pazar günü yapılacak 12 Büyük Kurultayı ile birlikte bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün teminatı olduğunu bir defa daha gösterecek ve Türk milletinin gönlündeki özel yerini perçinleyecektir. Milli Duruş, Şühedaya Vefa Millete Beka Kurultayımız ülkücü ve milliyetçilerin şanına ve onuruna yakışır bir vakar, olgunluk ve bütünlük içinde tamamlanacak, oluşturduğumuz milli ittifak bu kurultayla birlikte yeni bir ivme kazanacaktır.
 

“İhanete karşı iman,
İhtilafa karşı irade,
İlkelliğe karşı itibar,
İftiraya karşı ihtiram sağlam tercihimiz, şaşmaz teklifimizdir.”

Türk milletine ve bütün ülkücü ve milliyetçi camiaya şimdiden hayırlı olsun." dedi.

Etiketler : -

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV