Ana Sayfa  /  SHA  /  '250 İSTİFA, 300 İSTİFA GIBI ASILSIZ MESNETSİZ HABERLERLE KAMUOYU YANLIŞ YÖNLENDİRİLMEKTEDİR'
  • Facebook da Paylaş
'250 İSTİFA, 300 İSTİFA GIBI ASILSIZ MESNETSİZ HABERLERLE KAMUOYU YANLIŞ YÖNLENDİRİLMEKTEDİR'
  • 03-08-2017
  • 0 yorum
  • 2617 okunma
MHP Genel Sekreteri İsmet BÜYÜKATAMAN 'Son günlerde sosyal medya ve basında çıkarılan MHP'den sözde istifa iddiaları'na ilişkin yazılı bir basın açıklaması yaptı.

Açıklamasında;


"Son günlerde sosyal medya başta olmak üzere bazı eski tüfek Marksistlerin köşelerinde kalemlerinden MHP’ye adeta kin akmaktadır.

Bu eski tüfek Marksist kalıntıları, paslı ve bayağı namlularına fitne mermilerini sürerek kontrolsüzce ateşlemektedirler.

Milliyetçi Hareket her devirde siyasi saldırıların hedefi olmuş, fitne ve fesatlarla içten çökertilmeye çalışılmıştır.

Her dönemde birilerinin elleri sürekli Ülkücü Hareket’in içinde olmuştur. Geçmişte yaşanan acı tecrübeler hafıza kayıtlarımızda durmaktadır.

12 Eylül 1980 askeri darbesi sonrası Ülkücü Hareketin yeni bir siyasi parti çatısı altında varlığını sürdürmesinin engellenmesi için başvurulan oyunlar ve tezgâhlar unutulmamıştır.

Türk milletinin tarihi varlığını hazmedemeyen, Türk’ün vatanını çekemeyen ne kadar sicili bozuk, suç dosyası kabarık, fikriyatı bulanık, zihni karışık varsa ellerini ovuşturmaktadır.

Şimdi de çıkmışlar “MHP Kocaeli Gölcük İlçe Teşkilatı yönetimi ve üyelerinden 410 kişi ve MHP Bursa’nın Yenişehir ilçesinde 215 kişi istifa etti.” 250 istifa, 300 istifa gibi asılsız mesnetsiz haberlerle kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. Gazete sütunlarında yalan devleşmiş, aldatma derinleşmiştir. Bu sayıda elimize ulaşan bir istifa söz konusu olmadığı gibi bahsi geçen yerlerdeki müstafilerin sayısı bir elin parmaklarını geçmemektedir.

Bu sözde istifalarla birlikte bir de sözde anketlerle kamuoyu yanlış yönlendirilmeye çalışılmaktadır. 

Bu güruhun anlayamadığı şey; halkın yalanı, iftirayı, entrikayı sevmemesidir. Bunların MHP aleyhinde algı oluşturmaya dönük propaganda ve kampanyaları ters tepecektir.

Sözde, halkın genel temayülünü belirlemek maksadıyla faaliyet gösteren anket kuruluşları MHP hakkında olumsuz algı yaratma çabasındadır. Bunlar, hiçbir objektif kritere ve veriye dayanmayan hayali kamuoyu araştırmaları ile algı yönetimi yapmaya çalışmaktadır. Oysa çoğu seçmen temayülünü yanlış tespit etmekten sabıkalıdır.

Yaşanan son süreçte, dost düşman herkes bir kez daha görmüştür ki MHP; Türk siyasetinin önemli ve vazgeçilmez bir aktörüdür. MHP’nin temsil ettiği ve uğrunda mücadele verdiği fikir ve dava, bu gibilerin fevkalade maksatlı şekilde kullandığı o maşeri vicdana bir daha çıkmamacasına işlemiştir. MHP’nin Türk milletinin vicdanında edindiği yeri yok etmeye kılıç artığı eski Marksistlerin gücü yetmez.

Yapılan bütün yorumların, uygulanan algı yönetimi metotlarının arkasında kirli bir hesap yatmaktadır. Çünkü siyaset ve medya, MHP tabanına gözünü dikmiştir. 

Aramızda bulunuyorken partimizin lehine hiçbir hayırlı çalışma ve gayret göstermeyenlerin, şimdilerde istifa etmeleri nezdimizde hiçbir anlam ifade etmez. Nefisleri hesabına partimizden istifade edemeyenler istifa etmiş ne gam?

Hayatlarında MHP’ye hayrı dokunmamış, anılarımızı paylaşmamış, ülkülerimizi anlamamış, mücadelemize katılmamış, katılsa bile hep kenarda durmuş zihniyeti kömürleşmiş, kalbi taşlamış güruh kendilerine başka meşguliyet bulmalıdır.

Milliyetçi Hareket Partisi’nin birlik ve bütünlüğünü çekemeyenlerin fitne çıkarma gayretleri, tartışma ve hizip çıkarma arayışları beyhude bir çabadır. Ve mutlaka da terse dönüp sahibini vuracaktır. Milliyetçi Hareket, ağır tahribatlara rağmen Türk milletinin dimdik ayakta kalmış son kalesidir.

Ülkücüler bu siyaset kalpazanlarının ve siyasi kapkaççıların arkasındaki çirkin yüzü gayet iyi bilmektedir.

Milliyetçi Hareket sahipsiz değildir. Okyanus ötesinden beslenen kökü içerideki dış mihraklar bedeli ne olursa olsun amaçlarına ulaşamayacaklardır. 48 yıldır vatan, millet, bayrak sevdasıyla her türlü eza ve cefaya dayanmış, her türlü kayıp ve acıya göğüs germiş, Türk milletinin ahlaki ve milli temellerinden Türk milliyetçiliğinin muazzam şuuruna yükselmiş Milliyetçi Hareket Partisi var oldukça, düşmanlar çatlayacak, tasmalı hainler deliye dönüp nifak yangında kül olacaklardır.
Bugün karşımızda mevzi oluşturanlar; bugünün Türkiye’si ile Cumhuriyet’in kuruluş yılları arasındaki sosyal, siyasal ve hukuksal bağları ve kökleri kopartma tehlikesini bünyelerinde bir virüs gibi taşıdıklarını göremeyecek kadar cehaletin kayalıklarına toslamışlardır.

CHP’sinden HDP’sine; oradan Perinçekgillere; PKK’sından FETÖ’süne kadar kim ne yaparsa yapsın, Türk milletinin kendi kaderine sahip çıkma hakkına operasyon yapamayacaklardır.
Dün Türkeş’siz MHP, MHP’siz Türkiye planlayanların yeni taktik ve oyunlarına direndik; MHP’siz hükümet, MHP’siz Meclis isteyen şerefsizlerle sonuna kadar mücadele ettik. Şimdi de oyunları bozacağız, oyuncuları perişan edeceğiz.

Milliyetçi Hareket’te iradenin sahibi Milliyetçi-Ülkücü dava arkadaşlarımızdır. Bunların dışında bize empoze edilen senaryolara itibarımız yoktur. Gazete sütunlarında “MHP’de istifa çatlağı” sözlerini silah gibi kullanan döneklere, sağı solu arayıp içimizi bulandırmaya çalışan müflis emellere eyvallahımız olmaz. Milliyetçi Hareket surda gedik açtırmaz. Ülkücüler ona buna pabuç bırakacak, onun bunun dümen suyuna girecek aciz, yetersiz ve zoru görünce sıvışacak bir gevşeklikte hiç olmamış, hiç de olmayacaktır.

MHP, nemelazımcılığın, vurdumduymazlığın, köşe dönücülüğün hâkim hale getirildiği bir toplum yapısında “Ülkücülük” fikrini ve inancını siyasi felsefesinin temeli yapan tek partidir. Ülkücünün yeri ve partisi MHP’dir. Ülkücülüğün patenti MHP’dedir. MHP, Ülkücülüğün mütemmim cüzüdür. Türk milliyetçiliği ve Ülkücülük MHP’nin tekelindedir, çünkü milliyetçiliğin mücadelesini Ülkücülüğün fikriyatını ortaya koyan MHP’dir.

Eski bir Yeşilçam yapımı olan Banker Bilo filmindeki gibi, Maho köylüleri Almanya’ya götüreceğim diyerek, günlerce kamyon kasasında gezdirdikten sonra nasıl İstanbul’un bir dağ yamacında bıraktıysa, peşinden gittikleri zatın istifacıları sizi iktidara götürüyorum deyip uçurumun kenarına bırakacağı aşikârdır. Bu onların meselesidir, ancak bu müstafilerden tek isteğimiz gittikleri yerin yenisi olmalarıdır." dedi. 

Yorumlar

Diğerleri

ARŞİV